11 Şubat 2015 Çarşamba

Çağımızın hastalığı akıllı telefon

15-20 yıl önce cep telefonları bir lükstü.Hatta öncesi çağrı cihazlarıdır.Bazı insanlar bu cihazlarla haberleşirlerdi.Hem cep telefonları hem de çağrı cihazları bir lükstü.  Motorola , Ericsson 688 , Nokia 5110 gibi cihazlar vardı piyasada ve insanlar gerektiğinde kullanırlardı.Konuşmak için , mesajlaşmak için..... Sonra gazeteler ve operatörler iş birliği yaparak kuponla cep telefonu (alcatel vb) ve  telefon hattı (muhabbet kart vb ) vermeye başladılar ve herkes yavaş yavaş cep telefonu sahibi olmaya başladı.Virüs yavaş yavaş yayılmaya başladı.Her geçen gün telefonların özellikleri yükseltilerek piyasaya sürülüyordu.(polifonik melodiler , bas konuşlar vs... Aslına bakarsanız bir sonraki ürün çok öncesinde üretilir ancak piyasaya çok sonra sürülür.) Ekranlar renklendi , uygulamalar arttırıldı telefonlara oyunlar yüklenebildi , içerikler satın alınabildi.İnsanlar telefona bağımlı hale getirildi ve büyük bir pazar oluşturuldu.Bir sonraki teknolojiye sahip telefonları kullanabilmek için krediler çekildi , kredi kartlarına borçlanıldı.3g teknolojisiyle birlikte herkes görüntülü konuşmaya başladı ,önceleri insanlar birbirlerine sadece  mms (resim , sesli içerik ) gönderebilirken artık birbirlerini görerek konuşabiliyorlardı.Telefon furyası git gide büyüyordu var olan telefonlar yetmedi , akıllı telefonlar üretilmeye başladı , operatörler insanlar internete bağlanabilsin diye kampanyalar başlattı.Telefonlarından internete bağlanabilen insanlar artık telefonlarıyla arkadaş -sevgili-dost oldular.Telefonlarından kopamadılar.Binlerce lira karşılığında yenisini almaktan geri kalmadılar , gece yarısı kuyruklarda beklediler.Kredi kartına taksit yapılamamasını hiç mi hiç önemsemediler , bankalardan kredi çektiler , evdeki zaruri ihtiyaçlardan daha önemliydi akıllı bir telefona sahip olabilmek , arkadaşlıktan dostluktan daha öteydi.Otobüste ayaktayken düşmek pahasına telefonu ellerinden bırakmadılar , iş yerinde işlerin aksaması pahasına gelen mesaja bakabilmek,gelen mesajı yanıtlayabilmek daha önemliydi  , kuyrukta bekleyen müşteri nede olsa biraz daha bekleyebilirdi , arkadaşıyla oturmuş karşılıklı  kahve içiyordu zaten konuşmaya ne gerek vardı  internetteki videoyu o anda izleyebilmek daha önemliydi...................Çoğu kişiyi gecenin bir yarısı arayıp ona ihtiyacın olduğunu söylesen gelmemek için bin takla atar , mırın kırın eder , gelse dahi gün gelir başına kakar (tabi istisnalar da var , genelleme yapmamak lazım) ama söz konusu olan yeni çıkan akıllı telefonu alabilmekse sabaha kadar kuyrukta beklemek , gecenin ayazında tir tir titremek hiç önemli değil.
Hayatımıza hoşgeldin akıllı telefon..........